Bırak beni, onu, diğerlerini.
İnanıyor musun oturduğun masada uzattığın gecelerin gerçekliğine?
Eşlik ettiğin şarkıların derinine işlediğine inanıyor mu yüreğin, bağıra çağıra söylerken ses tellerin titriyor mu?
Omzuna değen elin, dostane olduğuna inanıyor mu sırtın da?
Bir şekilde çıktığın sabahlara güneşler doğuyor mu gerçekten?
Aydınlık mı yüzün?
Omzuna değen elin, dostane olduğuna inanıyor mu sırtın da?
Bir şekilde çıktığın sabahlara güneşler doğuyor mu gerçekten?
Aydınlık mı yüzün?
Attığın adımdan emin misin hala?
Gülümserken, korkuyor musun kendinden?
Gülümserken, korkuyor musun kendinden?
Bi düşün.
Ben bunların hiçbirini öylesine sormam, bilirsin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder